GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE RUSYA - ÇEÇENİSTAN İLİŞKİLERİ

 



Birçok farklı etnik kimliğin yaşadığı Çeçenistan, Kuzey Kafkasya’da yer almaktadır Sovyet yönetiminde Çeçenistan ve İnguşetya birleştirilerek Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. Çeçen-İnguş Rusya’ya bağlı 1.5 milyon nüfuslu özerk bir cumhuriyettir. Kafkasya’nın önemli bölgelerinden biri olan Çeçenistan’da  uzun yıllardan beri Rusya hakimiyet kurmak istemiştir ve bu bölgede kolonizasyon politikaları uygulamıştır. Çeçen ve Rusların mücadelesi Rusların stratejik olarak gördükleri Kuzey Kafkasya topraklarına hakim olmak istemesiyle başlayıp günümüze kadar devam etmiştir. Uzun yıllar Moskova yönetimi altında yaşayan Çeçenler Stalin döneminde ağır acılar yaşadılar.

Çeçenistan’ı Rusya için vazgeçilmez kılan faktörler:

Zengin doğal kaynaklarıyla enerji hatlarının güzergahı üzerinde yer alan Çeçenya Cumhuriyeti yer altı kaynakları açısından zengindir. Petrol ve yer altı gazları hemen hemen her yerde bulunabilir. Çeçenya eski Sovyetler Birliği’nin en eski ve en büyük petrol bölgelerinden biridir. Bu bakımdan petrol endüstrisi gelişmiştir. Rusya’nın Kafkasya petrol rezervlerinin %34’ü Çeçenya ve İnguş Cumhuriyeti’nde bulunmaktadır. Maden suyu kaynakları ve yapı malzemeleri (kireçtaşı, marn, alçıtaşı, kuvars kumu, kil) de bol miktarda bulunur. Dolayısıyla bu bölge Rusya açısından hem jeo-stratejik hem de jeo-ekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Bu nedenlerle Rusya, Kuzey Kafkasya’yı elinde tutmak istiyor . Bu yüzden yüzyıllardır Kuzey Kafkasya’daki jeopolitik konumunu bugün terk etmemiş, hatta derinleştirmiştir. Rusya’nın Kuzey Kafkasya politikasında Çeçenya örneği birçok önemli unsuru ortaya çıkardı.

1994 ve 1996 yıllarındaki Ruslar tarafından başlatılan iki farklı büyük savaş Çeçenistan-Rusya ilişkilerinde büyük öneme sahiptir.

I. Rus- Çeçen Savaşı

 

Tarihte  Çeçenlerin Ruslara karşı ilk büyük mücadelesi 18.yyın sonlarında yaşamış olan Şeyh Mansur’a kadar gitmektedir. Ancak Rusların Çeçenler gibi Kafkas halklarıyla asıl mücadelesi 1763-1864 yılları arasında tam 101 yıl süren savaşta olmuştu .Bu savaşta Kafkas kartalı olarak bilinen Şeyh Şamil Ruslara büyük yenilgiler tattırdı. Ancak tüm başarılarına rağmen Kafkas halklarının insan ve silah kaynakları sınırlıydı. Rusların ise tam aksine büyük nüfusu ve yeterli silah sanayileri  vardı. Savaş sona erdirdiğinde Kuzey Kafkasya tamamen Rus kontrolüne girdi. 1917’de Çeçenleri ve diğer Kafkas  halklarını yıllardır hakimiyeti altında tutan Rus imparatorluğu Lenin’in öncülüğünü yaptığı Bolşevik ihtilaliyle tarihten silindi .Ancak Çeçenler bu sefer SSCB’nin bir parçası olmaktan kurtulamadılar. Sovyetler döneminde II. Dünya Savaşı’nda Alman orduları 1942 yılında Kafkaslara kadar ilerlediler.1945’te ise Almanları mağlup eden Sovyetler Birliği ve lideri Stalin gözünü Almanlarla işbirliği yaptığını iddia ettiği Azınlıklara dikti. Bu doğrultuda Kuzey Osetya’da yaşayan Çeçenler de dahil 400 bin Çeçen ile 90 bin İnguş Sibirya’ya sürüldü. Bu sürgün oldukça kötü koşullar altında gerçekleşmiştir. Rusya’nın sürgün planı Kuzey Kafkasya’da kontrolün güvence altına alınmasında stratejik bir öneme sahiptir .Ancak yıllar sonra geri dönmelerine izin verildi .Daha sonra Stalin’in 1953’te ölmesi ve yerine gelen Nikita Kruşçev’in iktidarıyla beraber Çeçenlere karşı biraz yumuşama oldu. Sovyetler Birliği 1991 yılında dağıldı. Bu olay birçok bağımsız devletin ortaya çıkmasına neden oldu .Yeni kurulan Rusya Federasyonu Sovyetler Birliği’nin en büyük mirasçısı oldu. Bu yüzden Sovyetler’den kalan etnik kaynaklı sorunlarla uğraşmakta Rusya’ya düşüyordu .Nitekim Sovyetler Birliği onlarca farklı milletten oluşuyordu. Bu milletlerin içerisinde Rusları en çok uğraştıracak millet ise Çeçenler olacaktı. Zaten Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kısa bir süre kala birçok yerde devlet otoritesi neredeyse tamamen yok olmuştu. Sovyetler Birliği çözülmeye doğru giderken Ekim 1991’de merkezi otoritenin karşı çıkmasına rağmen Çeçenistan’da seçim yapıldı. Dudayev başkan seçildi ve seçilmesinden 4 gün sonra bağımsız Çeçen Cumhuriyeti ilan etti. Boris Yeltsin buna karşılık bölgede olağanüstü hal ilan etti. Yeltsin hiç ummadığı bir duvara çarptı. Çeçen halkı silahlanıp sokağa döküldü. Başkent Grozni dev bir cephaneye döndü. Öte yandan bu küçük ülkenin asıl gücünü oluşturan ulusal muhafız ordusu komutanı  Yamadayev tek amacının Cumhuriyeti korumak olduğunu söylemişti. Yeltsin’in  aldığı olağanüstü hal kararı Rus Parlamentosu tarafından reddedildi. Parlamento sorunun savaşla değil görüşmelerle çözülmesini istedi. Tarihinde ilk defa devlet başkanının aldığı bir karar reddedildi .Gorbaçov bu defa Yeltsin’i sertlikle suçladı . Yeltsin’in bütün otoritesi sarsılmıştı. Yeltsin olayların tüm Kafkasya’ya yayılmasından ve Rusya Federasyonu’nun dağılmasından korkmuştu. Dudayev seçimleri ezici bir halk desteği ile kazanmıştı .Ancak bütün Çeçenler Dudayev’i desteklemiyordu. Muhalifler bu doğrultuda 7 Mart 1992 ve Aralık 1993’te olmak üzere Dudayev’i devirmek amacıyla iki kez başarısız darbe girişiminde bulundu.1994’te ise Dudayev’i destekleyenlerle muhalifler arasında çatışmalar başladı. Bu arada Dudayev bağımsızlıktan yana Çeçen milliyetçisi olduğu için Rusya muhaliflere silah ve para desteği sağlıyordu. Ayrıca Rus ordusu Dudayev’i zor durumda bırakmak amacıyla Çeçenistan’ı havadan ve karadan ablukaya alıp bölgeye yapılan bütün sivil uçuşları durdurdu. Ancak muhalifler başarılı olamayınca Rusya direk kendi birliklerini Çeçenistan’a yollayarak Dudayev’i ve bağımsızlık yanlılarını ortadan kaldırmaya karar verdi. Rus hava kuvvetleri 1 Aralık 1994’ten itibaren Çeçenistan’ı bombalamaya başladı.11 Aralık 1994’te ise Rusya tarihinin en büyük düşürücü savaşlarından birine sürüklendi . Rusya Savunma Bakanı , Dudayev ile güç kullanımından kaçınma konusunda anlaşmasına rağmen Rus askerleri Çeçenistan’a girmeye başladı .Rusya Savunma Bakanı aynı zamanda Dudayev’i tek bir hava indirme alayıyla birkaç saat içerisinde düşüreceğini iddia ediyordu. Savunma Bakanı’nın bir alay askerle birkaç saatte yapmayı planladığı işi on binlerce Rus askeri yıllarca yapamayacaktı.11 Aralık 1994’te Rus kuvvetleri devlet başkanı Yeltsin’in emriyle kuzey, batı ve doğudan olmak üzere üç koldan saldırı başlattılar. Ayrıca hızlanan hava harekatlarıyla Çeçenlere ait tüm sivil ve askeri uçaklar yok edildi. Dağıstan ve İnguşetya’dan taarruza geçen Rus kolları yapılan ilk saldırıda yerli halkın yolları kapatması ve onlarca zırhlı aracı ateşe vermesi gibi sebeplerle durmak zorunda kaldı .Buna rağmen 1945’te Grozni’nin dış mahallelerine ulaşmayı başardılar. Çeçenler şehir içinde direniş noktaları oluşturmaya başlamıştı .Yoğun hava ve kara bombalarının ardından Rus ordusu Grozni’yi dört taraftan taarruz etmeye başladı .Fakat Çeçenlerin direnişine karşı Rus birlikleri ağır kayıplar verdikten sonra taarruzu durdurmak zorunda kaldılar .Ruslar yeni bir strateji geliştirdiler. Bu ise aralıksız topçu ve hava bombaları ile şehri yıkmak ve ilerlemekti. Rus birlikleri 19 Ocak’ta Grozni’ye girdiler. Ardından da çok iyi savunulan Çeçen başkanlık sarayını ele geçirmeyi başardılar Çeçenler ise gerilla taktiğine yöneliyorlardı.1995 yılına gelindiğinde Ruslar Çeçenistan’ın birçoğunu ele geçirmiş oldular .Bu arada Dudayev önderliğindeki Çeçenlerin bu kadar zor duruma düşmesi Dudayev muhaliflerinin bile Dudayev tarafına geçmesine ve Rus saldırılarına karşı toplu bir mücadeleye sebep oldu.6 Mart 1996’da Çeçen gruplar Grozni’ye sızarak Rus hedeflerine karşı saldırı başlattılar. Ruslar daha sonra Çeçenleri  püskürtseler de çok fazla silah kaybettiler.16 Nisan 1996’da ise Çeçenler bir Rus konvoyunu pusuya düşürdü .Üç saat süren pusuda Ruslar iki yüze yakın asker kaybettiler . Çeçenler bu gerilla taktikleriyle Rus askerlerine ağır kayıplar verdirdiler. Diğer bir önemli olay 21 Nisan’da Dudayev’in konumu tespit edilerek Çeçen liderin şehit edilmesiydi.6 Ağustos 1996’da binlerce Çeçen Grozni’ye girmeyi başardı. Bu saldırı çok etkili oldu. Bu saldırı diğer şehirlerde de yapıldı. Bu saldırıda Ruslar ağır kayıplar verdi. Rus komutanı Dukovski bir açıklama yaptı: ”Çeçen sivillere şehri terk etmeleri için 48 saat süre tanıdığını ve Grozni’nin haritadan silineceğini “ açıkladı. Açıklamanın ardından Çeçen siviller şehri terk etmeye başlamalarıyla Grozni’de bir panik başlamıştı. Hasavyurt Antlaşması imzalanarak savaşı durdurdular .Bu antlaşma ile Rusya Çeçenlere yenilerek başarısız olduklarını kabul etmiş oldu .Antlaşmaya göre 31 Aralık 1996 tarihine kadar bütün Rus güçleri Çeçenistan’dan çekilecekti ve Grozni ve Moskova arasındaki ilişkiler 2001 yılına kadar düzenlenecekti.1997 yılında ise Çeçenistan devlet başkanı seçilen Aslan Mashadov Rusya’ya giderek devlet başkanı Yeltsin ile Moskova Antlaşması imzaladı .Moskova Antlaşması Çeçenlerin bağımsızlık sorununu tam olarak çözmese de Çeçenistan’da bir coşkuya neden oldu.

Rusya Cumhuriyeti’nin güneyindeki 900 bin Çeçen bağımsızlık bayrağını çekti. O güne kadar adları bile bilinmiyor hatta kimse haritadaki yerlerini bile bilmiyordu .Ancak Rusya’ya öyle bir meydan okudular ki Rus ordusu geri çekilmek zorunda kalmıştı.26 Kasım 1996 yılında Moskova yanlısı muhalefet Dudayev (Çeçenistan Cumhuriyeti ilk başkanı) kuvvetlerine karşı silahlı saldırıya geçti. Dudayev kuvvetlerinin Grozny ‘i almalarının ardından Çeçenistan’a doğrudan müdahele kararı alındı. Çeçenistan topraklarındaki bu saldırı hemen hemen iki yıl sürmüştür. Çeçenler Dudayev etrafında kenetlenmişlerdir .Çeçen topraklarına hava destekli birçok operasyon gerçekleştirildi. Çeçenler bu operasyonlarda çaresiz kaldılar .Gerilla taktiğiyle savaşan Çeçenler Ruslara  büyük kayıp verdirdiler. Fakat Ruslar 1995 yılında büyük çarpışmalar sonucunda bölgeyi işgal edebildiler.1996 yılında yapılan ateşkes ile Rusya iki yıl süren savaşta yenilgiyi kabul etmiş ve geri çekilmiştir .Bu savaş Moskova yönetiminin planladığı gibi gitmedi .Çeçen halkı  Rusya’ya karşı toplu olarak karşı koydu ve Rus ordusu ciddi kayıplar verdi. Çeçenlerle İnguşlardan oluşan bu küçücük Müslüman Cumhuriyet koskoca Rusya’ya kafa tutmaya devam ediyordu belki de istediğini elde edebilecek.

II. Rus-Çeçen Savaşı

I.Rus Çeçen savaşı sonunda Çeçenler Rusları ülkelerinden uzaklaştırmayı başarmışlardı. Fakat geriye kalan ülke yıkık haldeydi. II. Rus-Çeçen savaşına gidilen yolda en önemli olay I. Çeçen Savaşı sırasında Ruslar tarafından yapılan füze saldırılarında Çeçen lider Cevher Dudayev’in öldürülmesi olmuştur.1997 yılında yapılan seçimlerde Aslan Mashadov Cumhurbaşkanı seçilmişti .Rusya’ya başbakan olarak Putin’in gelmesiyle Çeçenlere yönelik politikalar daha da sertleşmiştir. Çeçen yönetimi zorlu ekonomik şartlar altında ülkelerini yeniden imar etmeye çalışıyorlardı. Çeçenistan topraklarına bu savaşta havadan ve karadan saldırı düzenlendi .Ekim 1999’da Başbakan Putin ve Devlet Başkanı Boris Yeltsin Çeçenistan’a yeni bir savaş başlattıklarını ilan ettiler. Putin, I. Çeçen-Rus Savaşı sırasındaki hatalara düşmemiştir. Çeçen direnişini köklü olarak çözmenin Çeçenistan topraklarını direnişçilerden temizlemekle mümkün olduğunu bilen Putin şartların olgunlaşmasını bekledi. Rus kamuoyu Dağıstan, okul, hastane ve tiyatro baskınlarının ardından son olarak Rusya'nın dört farklı bölgesinde patlayan bombalardan Çeçenleri sorumlu tutmuştur. Halk artık yapılacak bir askeri operasyonu desteklemekteydi. Bu destekle Putin saldırıyı başlattı. Birkaç ay içerisinde Çeçenistan'ın başkenti de dahil olmak üzere ele geçirilmiş ve Çeçenistan Rusya'nın bir parçası olarak ilan edilmiştir. Uluslararası arenanın da tepkisiz kalması sağlanmış ve istenilen sonuca ulaşılmıştır. Havadan ve karadan bombalanan ,tüm dünya ile iletişimi kesilen ve basın görevlilerinin de girişinin yasak olduğu Çeçenistan’da yapılan bunca şeye rağmen uluslararası arenada Ruslara karşı beklenen bir üst düzey tepki gösterilmedi. Putin'in bu başarısı halk tarafından ciddi bir teveccühle karşılandı ve Yeltsin'in istifasının ardından Başbakan Putin devlet başkanı olarak seçildi ve Çeçen direnişçiler şehri terk ettiler .Çeçenistan topraklarının çoğunun Rus yönetimine geçmesiyle mücahitler dağlara çekilmişlerdir. II. Çeçen-Rus savaşı artık bir gerilla savaşına dönmüştür. Birçok kaynakta II. Çeçen-Rus Savaşı 2009’da sona erdi olarak gösterilse de Gerilla mücadelesi hala devam etmektedir. II. Çeçen – Rus Savaşı’nın sonuçları Çeçenler için oldukça ağır olmuştur. Bağımsızlık hayali kuran ve kısa bir süre buna sahip olan Çeçenistan ikinci savaşla beraber bunu kaybetmiştir .Bu savaştan sonra Çeçenistan’dan geriye göç etmek zorunda kalan bir halk hayatını kaybetmiş binlerce sivil ve enkaza dönmüş onca yerleşim yeri kalmıştır.

 

Çeçenistan’da Kadirov Dönemi

 Çeçen halkının desteğini alabilmenin yolunun yeni bir Çeçen yönetimini oluşturmakla mümkün olacağını bilen Putin geçici bir hükümet kurdurmuş ve başına eski Çeçenistan müftüsü Ahmet Kadirov'u getirtmiştir. Putin geçici hükümetin başına getirdiği Ahmet Kadirov’u Çeçenistan’daki en yetkili sivil otorite durumuna getirmiş ve Kadirov’u Çeçenistan’daki ekonomik, siyasal ve sosyal durumu istikrarlı hale getirmekle görevlendirmiştir. Fakat Çeçen direnişçiler "Rusya'nın kuklası" olarak gördükleri Ahmet Kadirov'u bir bombalı saldırı düzenleyerek öldürmüşlerdi . Ahmet Kadirov’un öldürülmesi üzerine hızlıca Moskova’ya getirilen oğlu Ramazan Kadirov yaş sınırından ötürü başkan olamadığı için geçici olarak bu göreve biri atanmış, yaşını doldurmasının ardından Ramazan Kadirov göreve getirilmiştir. Ramazan Kadirov Çeçen direnişçilere karşı çok sert politikalar izlemiştir. Tarihsel olarak sürekli Ruslarla yaptıkları mücadelelerle dünya gündemine gelen Çeçenler, Ramazan Kadirov yöne- timiyle beraber Rusya'ya olan bağlılıklarıyla gündeme gelmektedir. Bunun sebeplerinden biri ise Ramazan Kadirov’un büyük bir Putin hayranı olmasıdır. Ramazan Kadirov’un Rusya’ya bağlılığının bir diğer nedeni ise iktidarda kalabilmek için Rus yönetim merkezinin desteğini almaktır. Bunların farkında olan Putin çoğu zaman bu durumu lehine kullanmıştır. Kadirov, sahip olduğu ordusu ve Putin’in desteğiyle halk üzerinde ciddi bir otorite kurmuştur. Çeçenistan ‘da bundan sonrası için iki alternatif görünmektedir. Birincisi Kadirov’un tek adam yönetiminin günümüzde olduğu gibi uzun süre devam edeceği; ikincisi ise Putin’in iktidarı bitince Kadirov’un da yönetimi kaybedeceğidir.

Çeçenistan'da, 1990'larda yaşanan savaşlar sebebiyle neredeyse tamamen tahrip olan ekonomi, ancak 2000'lerin başından itibaren aktif olarak gelişmeye başlamıştır. 2019 verilerine göre Çeçenistan'ın GSYİH'sinin büyüme oranı %2,5'tir.SSCB döneminde Kafkasya'nın en büyük petrol ve gaz işleme rafinerilerinden birine sahip olan Çeçenistan, bu niteliğini yeniden kazanmak için şu anda büyük yatırımlar alıyor.

 

Resmi Adı: Çeçen Cumhuriyeti

Yönetim Biçimi: Rusya Federasyonuna bağlı özerk cumhuriyet

Özerklik Tarihi : 1991 (bağımsızlık ilanı) 2003 ( Rusya’nın Özerklik kararı)

Başkent: Grozni

Nüfusun etnik dağılımı : %97 Çeçen %2 diğer ( İnguş,Avar,Nogay,Kumuk,Rus)

Coğrafi konumu : Batısında İnguşetya, kuzeybatısında Kuzey Osetya, güneydoğu doğu ve kuzeydoğusunda Dağıstan , güneyinde Gürcistan bulunur.

Dilleri : Çeçence ,Rusça

Din : %98 Müslüman

Para birimi : Rus rublesi

 

Kaynakça

https://dergipark.org.tr/tr/pub/tda/issue/59374/852068

https://www.acarindex.com/turk-dunyasi-arastirmalari/tarihten-gunumuze-cecenistan-rusya-iliskileri-putin-ve-kadirovlar-donemi-205861

https://www.insamer.com/tr/ulke-profili-cecenistan/

https://youtu.be/p17lOxtSXwQ?si=LAKYOPWX2GKCRX5d

https://www.insamer.com/tr/cecenistan-gecmisin-yikintilari-ile-gelecegi-insa-arasinda-bir-ulke.html

 

 TUĞÇE ÖZEN

BÖLGESEL ANALİZ TOPLULUĞU 

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Yorumlar

Popüler Yayınlar